Gürültü & Gürültünün Sağlık Üzerine Etkileri

Gürültü ve Gürültünün Sağlık Üzerine Etkileri:

1. Genel olarak gürültü işitme duyusu ve yollarında tahribatlara yol açar.
2. Gürültü, kişilerde huzursuzluk, uykusuzluk, aşırı  sinirlilik ve konsantrasyon bozukluğu gibi etkileri vardır.
3. Gürültülü ortam çalışma etkinliğini azaltır ve  düşünmeyi engelleyebilir. Bellekle ilgili çalışmalar, sözcük öğrenme amacıyla yapılan çalışmalar gürültüden aşırı etkilenmektedir. Öğrenme yaşantılarının olumsuz etkilenmesi okullarda daha da belirgindir. Gürültü bölgelere yakın olan okullarda öğrenme etkinliğini azaltıcı etki yapmaktadır. Okuma, anlama, öğrenme düzeyini azalttığından okul sağlığı açısından da önemli olabilir.
4. Gürültü insanda karakter değişikliklerine neden olabilir. Eğilimi olanlarda sorunların ve bunaltıların ağırlaşmasına yol açar. Çabuk sinirlenme ve kızgınlığa yol açar.
5. Aralıklı olarak ve ani çıkan gürültü, kişide ani adrenalin deşarjı yaratarak kalp atış oranını, solunum sayısını ve buna bağlı olarak kan basıncını arttırmakta, dikkat azalmasına ve uyku düzeninde bozulmalara neden olabilmektedir. Ani gürültüde kalp hızı artmakta, gözbebeklerinde dilatasyon olmaktadır.

Bu yüzdendir ki gürültüden etkilenmenin boyutu;  gürültüye maruz kalma süresi, gürültünün frekansı, şiddeti, kesikli ya da sabit olması ve kişisel özelliklere bağlıdır. Başlangıçtaki etki işitme yorgunluğu olarak tanımlanmaktadır. Burada sesin şiddeti ve yoğunluğu arttıkça işitme yorgunluğu da artacaktır.  140 dB şiddetinde bir darbe gürültüsü ani ve geri dönüşü olmayan işitme kayıplarına yol açabilir. Buna akustik travma denir .   
 Gürültünün belli olan bir sürede belirli şiddet etkilemesinin ilk sonucu işitme eşiğinin yükselmesidir. Eğer gürültü yeterli şiddet ve sürede etkilememişse işitme eşiğindeki değişim giderek normale doğru inmektedir. Bu olay geçici eşik kayması olarak da tanımlanmaktadır. Belli bir süre dinlendikten sonra bu iyileşebilir. Eğer yeterli şiddet ve sürede etkilenme söz konusu ise bu kez kalıcı eşik kayması ortaya çıkar.
Gürültü düzeyi arttıkça oluşan işitme kaybı ve buna bağlı olarak iyileşme süresi de artmaktadır. İşitme yitiminin düzelebilmesi için etkilenim süresinin en az 10 katı kadar bir iyileşme süresine gerek vardır.
Giderek artış gösteren sanayileşme ve kentleşme sonucunda gürültü önemli bir çevresel kirlilik problemi haline gelmiştir. Gürültünün insan sağlığını pek çok yönüyle olumsuz etkilediği görülmesine karşılık, toplumumuzda ne yazık ki halen bir risk olarak algılanmamaktadır. Oysa bilinmektedir ki gürültünün bu olumsuz etkilerinden korunmanın en etkin yolu, gürültü kaynağının denetimidir. Gürültünün azaltılmasına yönelik önlemler tasarım ve üretim aşamasında mutlaka alınmak zorundadır.
Özellikle okullarda ve işyerlerinde sağlık eğitimi çalışmalarına ağırlık verilmeli ve bu konuda toplumsal duyarlılıklar oluşturulmalıdır. Gürültü ile ilgili mevzuatımızda gürültü limit değerleri konusunda, farklı yasa ve tüzükler bulunmaktadır. Mevzuattaki bu farklılıkların giderilmesi, etkin denetim ve kontrollerin yapılması, yerel yönetimlerin ve işverenlerin bu konudaki sorumluluklarını yerine getirmeleri konusunda ısrarla izlenmesi gürültü kontrolünde etkili olacaktır.

Yorum Yaz!