Sivilce

Eylül 9, 2008

Sivilce özellikle ergenlerin korkulu rüyasıdır.Peki ama sivilce tedavi edilebilir mi? Sivilcenin  tedavisi günümüzde mümkündür. Yüzdeki yağ kanallarının tıkanmasına engel olan ve tıkanıklıkları açar bir takım sürme ilaç ve jeller, a vitamini türevi ilaçlar, ciltte sivilce oluşmasını sağlayan mikropları öldüren antibiyotik ilaçlar sivilce tedavisinde kullanılabilir.

Evlerde veya güzellik salonlarında sivilceye uygulanan tedavi yöntemleri tedavi edici özellikte değildir. Sivilceleri yok eden bir takım kozmetik ürünler yağ kanallarının içine girerek mikropları öldürme gibi etkileri yoktur. Sağlıklı bir tedavi için bir dermatolokla görüşmeniz gerekir.

Sivilceleri sıkmak doğru mudur?

Sivilcelerle oynanmaması ve sivilcelerin sıkılmaması gerekir. Sivilceleri sıkmak yağlanmanın diğer dokulara yayılmasına neden olur. Buda ciltte iz kalmasına yol açar.

Stres, sivilce nedeni mi?

Stres bir çok rahatsızlığa yol açar tabi sivilcelerin artmasına da sebep olur. Stres ciltteki yağlanmayı artırdığından sivilceleri de artırır.

Sivilce tedavisinde temizliğin önemi nedir?

Sivilce ciltteki aşırı yağlanma ile oluşur. Sivilceli hastanın, yüzünü normalden fazla yıkaması yağlanmayı dolayısıyla sivilceyi azaltmaz. Cildi kuruttuğu için sabun benzeri temizleyiciler sivilce tedavisinde kullanılabilir. Nemlendirici ve benzeri ürünlerin mutlaka yağsız olanları kullanılmalıdır. Fondoten ve pudra gibi kozmetik ürünler tedavide kullanılmamalı, kullanılacaksa bile bunların yağ içermeyen çeşitleri kullanılmalıdır.

Sivilce izlerinin tedavisi nasıl olur?

Sivilceler tedavi edildikten sonra eğer ciltte çukur biçminde izler kaldıysa bu izlere lazer tedavisi uygulanabilir.Bir çok lazerle tedavi şekli vardır. Genel olarak lazer tedavisi ile izler %50 ile %80 arası düzeltilebilir.

Arsenikli Su

Ağustos 31, 2008

Arsenik,  Uluslararası Kanser Araştırmaları örgütünün listesinde 1. tip kanserojen olarak yerini almış, yani kanser yapıcılığı çok büyük oranda kanıtlanmış bir maddedir ve zararı bu kadar kanıtlanmış bir zehir bir çok ilde şebeke sularına karışmış durumda.  İçme suyunda Ankara ve İzmir’den sonra Van’da da  arsenik miktarının çok yüksek olduğu ortaya çıktı.

Sudaki yüksek arsenik oranı dikkati suyun kullanıldığı lokanta, restoran, kafeterya ve fırınlar başta olmak üzere gıda üreten işyerlerine çevirdi. Vatandaş yediği yemeğin, tükettiği gıdanın ve içtiği suyun zararlı olup olmadığını merak ederken İzmir’de müşterilerini rahatlatmak isteyen bazı lokantalar, yemeklerini arseniksiz suyla ürettiklerini belirten afişler asmaya başladı. 

Ayrıca binlerce öğrenciyi de rahatsız etmiş durumda ve yetkililerden çözüm istiyor. Veliler okullarda bir an önce arsenikli suya çözüm bulunmasını istedi.

Kekemelik

Ağustos 17, 2008

Heceleyerek konuşmaKekemelik, konuşan kişinin sesinin ve ses ritminin, ses sözcüklerinin düzenli bir şekilde ilerlemesini bozan duraklamalar, tekrarlar yada bir heceyi uzatarak söyleme şekline denir ve çoğu kez bunlara eşlik eden beden hareketleriyle kesintiye uğramasıdır.
Başka bir deyişle de kekemelik; konuşma anında konuşmanın düzenli bir şekilde ilerlemesini bozan duraklama, bazı ses ve sözcükleri yineleme ya da bir heceyi uzatarak söyleme ile giden ve bazı kişilerde sosyal ortamlardan kaçınmaya yol açıp, kaygı ve üzüntü konusu olan bir bozukluktur

KEKEMELİK Doğuştan mıdır? Sonradan da Kekeme Olunabilir mi?
Kekemelik genellikle okul öncesi 2 ila 8 yaş arasında ortaya çıkar ve erkeklerde kız çocuklarına göre 3 katı daha etkilidir. Bu çocukların yaklaşık olarak %20 kısmında kekemelik devam etmektedir. Ayrıca kekemelik genel olarak giderek şiddetlenir ve ergenlik döneminden sonra da devam ederse, yaşam boyu sürecek olan bir bozukluk haline gelmesi muhtemeldir.

Yapılan araştırmalar erkek çocukların kızlara göre daha karmaşık düzeyde kekelemelerinin olup, erkeklerin daha çok kekeleyerek, daha az karşılarındakilerle göz göze gelmeye çalıştığı, karşılarındakilerle iletişim kurmaktan kaçındıkları, dolayısıyla da tedavilerinin daha uzun sürdüğü belirlenmiştir.Bazen kekemelik erişkinliğe geçiş döneminde kaybolmakta, bunun dışında tedavi edilmeyen vakalar da  ömur boyu sürmektedir.

Kırım Kongo Kanamalı Ateşli Hastalığının Tedavisi

Ağustos 1, 2008

Kırım Kongo Kanamalı Ateşli Hastalığının Tedavisi olarak Ddğer çoğu virüs hastalıklarında olduğu gibi bu hastalığın da doğrudan bir tedavisi ve etkili bir ilacı olmayıp daha çok destek tedavisi ve bulguları gidermeye yönelik tedaviler ve bazı antivirütik ilaçlar uygulanmaktadır. Erken teşhis ile erken dönemde başlanılan destek tedavi daha başarılı sonuç vermektedir. Geç başlanılan tedavi ve ağır seyredebilen hastalık öldürücü olabilmektedir.Kırım Kongo Kanamalı Ateşli Hastalığına karşı aşı çalışması yürütülmekle birlikte henüz koruyucu bir aşı geliştirilememiştir.


AkvaryumCenneti