Hocam, ben 50'ye merdiven dayadım. Eskisi gibi değilim. Sabahları kalkmak ölüm gibi, işe gitmek istemiyorum. Eskiden böyle miydim? Kafam dağınık, bir şeye odaklanamıyorum, sanki beynim yavaşladı. Bir de... kusura bakmayın ama karımla da aram soğudu bu yüzden. Hiç istek yok bende, o da üzülüyor biliyorum. Yaşlılık mı bu şimdi? Normal mi bunlar? Ne oluyor bana doktor bey?
Yasal Uyarı ve Bilgilendirme
Bu içerik yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır ve internet üzerindeki açık kaynaklardan derlenmiştir. Burada yer alan bilgiler tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavi yerine geçmez. Sağlığınızla ilgili her türlü konuda önceliğiniz her zaman doktorunuz olmalıdır. Lütfen uzman bir hekime danışmadan herhangi bir uygulama yapmayınız.
1 Cevap
Admin Onaylı Uzman
1 week ago
Sevgili hastam, öncelikle sakin olun lütfen. Söylediğiniz her kelimeyi çok iyi anlıyorum. Bu anlattığınız durumlar, yaşınızdaki birçok erkeğin zaman zaman deneyimlediği, gayet de doğal gözüken kaygılar. Yalnız değilsiniz bu hislerle, inanın bana. Endişelenmeniz de çok normal, çünkü vücudumuzdaki değişimler insanı şaşırtıp korkutabiliyor.
Şimdi bir bakalım bu yorgunluk, kafanın dağınıklığı ve isteksizlik arasındaki ilişkiye. Bunlar çoğu zaman birbirinden ayrı şeyler değil, tam tersine birbirini etkileyen zincirleme bir reaksiyon gibi düşünebiliriz.
- Yorgunluk ve enerji kaybı: Yaş ilerledikçe vücudumuzda bazı hormonların seviyeleri doğal olarak biraz düşebilir. Özellikle erkeklik hormonu dediğimiz testosteron, enerjimizden, kas gücümüzden, hatta ruh halimizden çok sorumlu bir hormon. Onun seviyelerindeki küçük bir azalma bile sabah uyanma zorluğu, gün içinde halsizlik gibi şikayetlere yol açabilir. Uyku kalitesi de çok önemli; derin ve dinlendirici bir uyku çekmek, yaşla beraber bazen zorlaşabiliyor.
- Konsantrasyon güçlüğü ve zihinsel bulanıklık: Vücudumuz yorgun düştüğünde, zihnimiz de bundan nasibini alır. Sürekli bir halsizlik hali, beynimizin de tam kapasite çalışmasını engeller. Düşünün, uykusuz kaldığınızda nasıl odaklanmakta zorlanırsınız, değil mi? İşte bu, vücudun genel yorgunluk seviyesi yüksek olduğunda da benzer bir durum yaratır. Stres de burada büyük bir etken; zihnimizi meşgul eden endişeler, bir konuya yoğunlaşmamızı zorlaştırır.
- Cinsel isteksizlik: Bu da tüm bu tablonun çok doğal bir parçası. Hem fiziksel yorgunluk hem de zihinsel stres, cinsel istek üzerinde doğrudan bir etki yaratır. Eğer enerjiniz düşükse, zihniniz başka şeylerle meşguliyse ve genel ruh haliniz iyi değilse, cinsel istek de doğal olarak arka plana itilir. Bu durum, erkeklik hormonundaki düşüşle de doğrudan ilişkilidir. Eşinizle aranızdaki soğukluk hissi de bu yüzden ortaya çıkmış olabilir, bu da sizi ayrıca üzüyor eminim.
Gördüğünüz gibi, anlattığınız her şey birbiriyle bağlantılı. Vücudumuzdaki bu hassas denge, yaşla birlikte biraz değişebilir. Ama bu, ‘normal’ diye geçiştirilecek ya da çaresiz kalınacak bir durum değil. Aksine, üzerine gidip neler olup bittiğini anlamamız gereken bir işaret.
En doğrusu, bunu böyle bırakmamak. Gel bir randevu ayarlayalım, detaylıca konuşalım. Hem genel bir sağlık kontrolü yaparız, hem de bazı kan testlerine bakarız. Belki basit değişikliklerle bile kendinizi çok daha iyi hissetmenizi sağlayabiliriz. Lütfen bunu ihmal etmeyelim, sizin için buradayım.
Yorumlar (0)
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!