Merhaba doktor, uzun süredir eşimle beraberim ve fark ediyorum ki eskisi gibi cinsel isteğim kalmadı. Başlarda her şey harikaydı, tutku doluyduk ama şimdi sanki bir görev gibi geliyor bazen... Bu normal mi, yoksa sadece benim mi başıma geliyor bu durum? Bazen kendimi çok kötü hissediyorum bu yüzden.
Yasal Uyarı ve Bilgilendirme
Bu içerik yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır ve internet üzerindeki açık kaynaklardan derlenmiştir. Burada yer alan bilgiler tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavi yerine geçmez. Sağlığınızla ilgili her türlü konuda önceliğiniz her zaman doktorunuz olmalıdır. Lütfen uzman bir hekime danışmadan herhangi bir uygulama yapmayınız.
1 Cevap
Admin Onaylı Uzman
2 weeks ago
Merhaba! Bu soruyu bana bu kadar içtenlikle sorduğunuz için öncelikle çok teşekkür ederim. Bu durumunuzu bizimle paylaşma cesaretiniz takdire şayan. Ve hemen söylemeliyim ki, hissettiğiniz bu durum yalnızca size özgü değil, aksine uzun süreli ilişkilerde oldukça yaygın karşılaşılan bir deneyimdir. Kendinizi bu yüzden kötü hissetmenize hiç gerek yok.
Cinsel isteğin zamanla azalması, ilişkilerin doğal seyrinde görülebilen, birçok faktörün etkisiyle ortaya çıkabilen bir süreçtir. İlişkilerin ilk dönemlerindeki o yoğun tutku, heyecan ve sürekli keşfetme hali çok doğal ve büyüleyicidir. Bu dönemde "aşk hormonları" olarak bilinen bazı kimyasallar beynimizde adeta bir şölen yaşatır. Ancak zamanla, ilişki derinleştikçe, bu ilk yoğun hisler yerini daha sakin, daha köklü bir bağa bırakırken, cinsel istek dinamikleri de değişebilir.
Peki, bu durum neden oluyor? İşte aklımıza gelen bazı nedenler:
- Rutin ve Alışkanlık: İlişkinin getirdiği konfor ve güven, bazen heyecanı azaltabilir. Her şeyi tahmin edilebilir kılması, spontaneliği öldürebilir. İlişki, belirli bir rutine oturunca cinsel yaşam da bu rutinin bir parçası olabilir.
- Hayatın Yükü ve Stres: İş stresi, çocuk bakımı, finansal endişeler, günlük hayatın koşuşturmacası... Modern yaşamın getirdiği yorgunluk ve stres, cinsel isteği en çok baskılayan faktörlerden biridir. Zihnimiz ve bedenimiz sürekli bir şeylerle meşgulken, cinsellik genellikle arka plana atılabilir.
- Hormonal Değişiklikler: Yaşla birlikte hem kadınlarda hem de erkeklerde hormonal seviyelerde doğal değişiklikler meydana gelebilir. Kadınlarda menopoz öncesi/sonrası dönemler, doğum sonrası dönemler; erkeklerde testosteron düşüşleri cinsel isteği etkileyebilir.
- Fiziksel ve Ruhsal Sağlık: Bazı kronik hastalıklar (diyabet, kalp rahatsızlıkları vb.), kullanılan ilaçlar (antidepresanlar, tansiyon ilaçları gibi), uyku düzeni bozuklukları, depresyon veya anksiyete gibi ruhsal durumlar cinsel isteği doğrudan etkileyebilir.
- İlişkisel Dinamikler: Partnerler arası iletişim sorunları, çözülmemiş çatışmalar, duygusal mesafeler veya birbirine karşı duyulan kırgınlıklar, yatak odasına da yansıyabilir. Duygusal bağın zayıflaması, cinsel isteği de olumsuz etkileyebilir.
- Vücut Algısı: Yıllar içinde vücudumuzun değişimi, kendimize güvenimizi etkileyebilir ve bu da cinsel isteği düşürebilir.
Bu durumu bir eksiklik veya ilişkinizin kötüye gittiğinin bir işareti olarak görmek yerine, ilişkinizi ve kendinizi yeniden keşfetme fırsatı olarak değerlendirebilirsiniz. Peki, bu konuda neler yapabiliriz?
- Açık İletişim: En önemlisi, partnerinizle bu konuyu samimi bir şekilde konuşmaktır. Duygularınızı, endişelerinizi ve beklentilerinizi paylaşın. Unutmayın, o da benzer şeyler hissediyor olabilir. Birlikte çözüm aramak, aranızdaki bağı güçlendirecektir.
- Rutinin Dışına Çıkın: İlişkinize yeni heyecanlar katın. Ortak ilgi alanları bulun, yeni deneyimler yaşayın, küçük kaçamaklar veya romantik sürprizler planlayın. Yatak odasında da yeni şeyler denemekten çekinmeyin; fantezilerinizi paylaşın.
- Kendinize Zaman Ayırın: Bireysel olarak kendinize iyi bakmak çok önemlidir. Stresinizi yönetmek, hobiler edinmek, sağlıklı beslenmek ve düzenli egzersiz yapmak genel refahınızı ve dolayısıyla cinsel isteğinizi artırabilir. Kendi bedeninizi ve arzularınızı yeniden keşfedin.
- Sadece Cinsellik Değil, Yakınlık: Cinsellik, yakınlığın sadece bir boyutudur. Dokunmak, sarılmak, öpüşmek, birlikte vakit geçirmek gibi cinsel olmayan fiziksel ve duygusal yakınlıklar bile aranızdaki bağı güçlendirir ve cinsel isteği yeniden tetikleyebilir.
- Profesyonel Destek: Eğer bu durum sizi veya ilişkinizi olumsuz etkilemeye devam ediyorsa, bir cinsel terapist veya çift terapisti ile görüşmekten çekinmeyin. Bazen dışarıdan, uzman bir göz, fark etmediğimiz sorunları görmemizi ve sağlıklı çözüm yolları bulmamızı sağlar.
Unutmayın, cinsel istek bir dalgalanma gibidir; bazen yükselir, bazen düşer. Bu dalgalanmaları anlamak, kabul etmek ve ilişki içinde bununla nasıl başa çıkacağınızı öğrenmek önemlidir. Kendinize ve ilişkinize karşı sabırlı olun. Bu durumun üstesinden gelmek için atacağınız adımlar, ilişkinizi daha da güçlendirebilir ve size yeni keşifler sunabilir.
Yorumlar (0)
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!