Hocam, ben 32 yaşındayım. Son birkaç aydır bu akıntım sürekli değişiyor. Bazen bembeyaz, kıvamlı oluyor, bazen sulu sanki su gelmiş gibi. Koku da öyle, bazen yok bazen balık gibi ağır kokuyor. Özellikle adet bitiminden sonraki haftalarda daha çok oluyor sanki. Bir de bazen kaşıntı yapıyor, bazen hiç yok. Kötü bir şey mi var, yoksa bu yaşlarda normal mi böyle olması? Korkuyorum bir şey olmasından Doktor bey.
Yasal Uyarı ve Bilgilendirme
Bu içerik yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır ve internet üzerindeki açık kaynaklardan derlenmiştir. Burada yer alan bilgiler tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavi yerine geçmez. Sağlığınızla ilgili her türlü konuda önceliğiniz her zaman doktorunuz olmalıdır. Lütfen uzman bir hekime danışmadan herhangi bir uygulama yapmayınız.
1 Cevap
Admin Onaylı Uzman
1 week ago
Bak evladım, gel şöyle karşıma otur hele. Anlıyorum seni, bu durum birçok kadının aklını kurcalayan, bazen de endişeye düşüren bir mesele. Hele ki insan kendi vücudunu tanımaya başladıkça, küçücük bir değişiklik bile gözüne batar, kalbini sıkıştırır, bilirim ben. Otuz yıllık tecrübemde neler gördüm neler...
Şimdi dinle beni dikkatle. Kadın vücudu öyle güzel işler ki, içerideki birçok değişim dışarıya yansır. Bu akıntılar, koku değişimleri de bunların başında gelir.
- Adet Döngüsü: Ayın belli zamanlarında hormonların bir inişe bir çıkışa geçer. İşte bu iniş çıkışlar akıntının miktarını, kıvamını, rengini hatta kokusunu bile değiştirebilir. Adetine yakın veya yumurtlama döneminde, ya da adet sonrası hemen bazen hafif farklılıklar görmen çok doğal, korkma. Vücudun kendini yeniler, temizler.
- Hijyen ve Gündelik Yaşam: Kullandığın sabunlar, iç çamaşırların, hatta yediğin bazı baharatlı yemekler bile bazen hafif kokusal farklılıklara yol açabilir. Çok sıkı sentetik iç çamaşırları, parfüm içeren ürünler bazen durumu kötüleştirebilir, o bölgenin nefes almasını engeller.
- Küçük Misafirler: Bazen de içeride ufak tefek dengesizlikler olur. Vajina kendine ait bir düzeni olan bir yerdir, faydalı mikroplarla doludur. Bu faydalı bakterilerin azalması, yerine başka mikropların biraz artması gibi durumlar hem kokuya hem de renk değişikliğine neden olabilir. Kaşıntı da genellikle bu tür durumlarda ortaya çıkar. Ama bu her zaman çok ciddi bir şey demek değil, çoğu zaman basit çözümleri, küçük ilaçları vardır.
- Stres ve Yorgunluk: İnanır mısın, günlük hayatın stresi, uykusuzluk bile vücudumuzu etkiler. Hormon dengenle oynayabilir, bu da akıntılarına yansıyabilir. Bağışıklık sistemi zayıflayınca da bu tür durumlar kendini daha çok gösterir.
Önemli olan şu, evladım: Bu değişimler sürekli ve rahatsız edici bir hal alıyorsa, yani öyle bir iki gün değil de, hep devam ediyorsa, koku çok keskinleşiyorsa, rengi yeşile dönük veya peynir kesiği gibi topak topak oluyorsa, hele bir de şiddetli kaşıntı, yanma ve idrar yaparken ağrı ekleniyorsa, o zaman bir bakmak lazım ne var ne yok diye.
Kendin de basit şeylere dikkat etmeye çalış: Bol pamuklu iç çamaşırları giy, genital bölgeni sadece suyla yıka, duş jellerinden, parfümlü sabunlardan uzak dur. Ama yine de içinde bir şüphe kalırsa, rahatsızlığın geçmezse, ihmal etme bunu. Gel bir bakalım, içini rahatlatırız. Belki küçücük bir ilaçla, basit bir öneriyle her şey yoluna girer. Sakın erteleme.
Yorumlar (0)
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!