Doktor bey, ben son zamanlarda kendimi hiç iyi hissetmiyorum. Sürekli yorgunum, sanki sırtımda bir dünya yük var. İşler, evdeki sorumluluklar... Eşim de artık bana eskisi gibi yaklaşmıyor, yani, ben de yaklaşamıyorum aslında. Eskiden daha istekli olurdum, şimdi hiç canım istemiyor gibi. Bu normal mi hocam? Yoksa bende bir sorun mu var? Bazen kendime bile kızıyorum, ama elimde değil sanki. Ne yapacağımı bilmiyorum.
Yasal Uyarı ve Bilgilendirme
Bu içerik yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır ve internet üzerindeki açık kaynaklardan derlenmiştir. Burada yer alan bilgiler tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavi yerine geçmez. Sağlığınızla ilgili her türlü konuda önceliğiniz her zaman doktorunuz olmalıdır. Lütfen uzman bir hekime danışmadan herhangi bir uygulama yapmayınız.
1 Cevap
Admin Onaylı Uzman
1 week ago
Sevgili hastam, sizi dinlediğimde ne kadar yoğun ve yıpranmış hissettiğinizi çok net anlıyorum. Bu yaşadığınız durum, aslında sandığınızdan çok daha fazla insanın başına gelen, oldukça doğal ve insani bir tepki.
Günlük hayatın getirdiği stresler, iş yükü, evdeki sorumluluklar, uykusuzluk gibi pek çok etken, bedenimizi ve zihnimizi yoruyor. Bedenimiz, bu yoğunlukla başa çıkmaya çalışırken, enerjisini öncelikli ihtiyaçlara yönlendiriyor. Cinsel istek de maalesef bu yoğun dönemlerde biraz geri plana düşebiliyor. Şöyle düşünün, eğer bir yangın varsa, bedeniniz önce yangını söndürmeye çalışır, değil mi? İşte stres de bazen bedenimiz için böyle bir yangın gibi algılanabilir.
Bu durumun birkaç sebebi var:
- Hormonlar devreye giriyor: Vücudumuz stres altındayken, stres hormonları salgılar. Bu hormonlar, cinsel isteği düzenleyen hormonların etkisini azaltabilir. Yani vücut, "şu an üremek için değil, hayatta kalmak için mücadele etme zamanı" sinyalini veriyor gibi düşünebilirsiniz.
- Zihinsel yorgunluk: Gün boyu beynimiz o kadar çok şeyle meşgul oluyor ki, akşam olduğunda keyifli, rahatlatıcı anlar için pek enerji kalmayabiliyor. Cinsellik sadece fiziksel bir eylem değil, zihinsel bir rahatlama ve bağlantı da gerektirir. Zihnimiz yorgunken, bu bağlantıyı kurmak zorlaşır.
- Uyku eksikliği: Yeterince uyuyamamak, hem fiziksel hem de zihinsel yorgunluğu artırır. Vücudumuz dinlenemediğinde, kendini toparlayamaz ve bu da genel enerji seviyemizi ve haliyle cinsel isteğimizi olumsuz etkiler.
- Kendine zaman ayıramama: Çoğumuz o kadar yoğun oluyoruz ki, kendimize bile vakit ayıramıyoruz. Sevdiğimiz şeyleri yapmak, dinlenmek, hobi edinmek gibi şeyler stresi azaltır ve genel ruh halimizi iyileştirir. Bunlar olmayınca, kendimize dair keyifli hisler de azalıyor.
Bu hissettiğiniz şeyin bir "sorun" olmadığını, daha çok bir "tepki" olduğunu unutmayın. Bedeniniz ve zihniniz size bir şeyler anlatmaya çalışıyor. Belki biraz daha dinlenmeye, stresinizi yönetecek yeni yollar bulmaya veya kendinize daha fazla zaman ayırmaya ihtiyacınız var.
Eşinizle bu konuyu açıkça konuşmanız çok önemli. Ona hislerinizi anlatın, yorgunluğunuzu paylaşın. Bu durumun onu reddetmek anlamına gelmediğini, sadece sizin de bir denge arayışında olduğunuzu açıklayın. Birlikte, belki küçük adımlarla, yeniden yakınlaşmanın yollarını bulabilirsiniz. Sadece dokunmak, sarılmak, birlikte film izlemek gibi cinsel olmayan yakınlaşmalar bile, aranızdaki bağı güçlendirmeye yardımcı olur.
Bu durumu hafife almamakta fayda var. Eğer bu hisler sizi çok yıpratıyorsa, genel ruh halinizi etkiliyorsa ve kendi başınıza üstesinden gelmekte zorlanıyorsanız, lütfen bunu ihmal etmeyin. Gel bir bakalım, bu durumu daha detaylı konuşalım. Belki birlikte size iyi gelecek yolları bulabiliriz.
Yorumlar (0)
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!